Siyaset, sadece seçim dönemlerinde oy vermek ya da parti tartışmaları yapmak değildir… Günlük hayatımızın her alanında siyaset vardır!

Bunu birçoğumuz söylüyor aslında…
Farklı nedenlerle de olsa!
Peki, mümkün mü? Ülke siyasetinin, hayatlarımızın her detayına kadar geliştirdiği kontrol mekanizmasından bu şekilde sıyrılmamız olası mı? Siyasetin, özgürlüklerimizi dahi şekillendirdiği günümüzde, tarafsız kalmak bir tercih olabilir mi?
Açıkçası,
…kimine göre, bu bir kaçış!
Hatta daha net bir ifadeyle, mevcut durumu kabullenmenin bir yansıması! “Zaten değiştiremeyeceğim, o zaman niye mücadele edeyim ki” halinin de finali! Peki, bu da bir çeşit çaresizlik mi, hatta buna dair bir itiraf? Ciddi ciddi bu noktaya kadar taşındık mı? Apolitik olma sebeplerimizi kibarlaştırırken, temel sebebimizi halının altına süpürmek, gerçeğin kabulünü mü kolaylaştırıyor yoksa?
Bir yerde okumuştum.
Şöyle diyor orada:
Siyaset, sadece seçim dönemlerinde oy vermek ya da parti tartışmaları yapmak değildir…
Günlük hayatımızın her alanında siyaset vardır!
Sabah işe giderken bindiğiniz toplu ulaşımın fiyatını siyaset belirler… Çocuğunuzun eğitim müfredatını siyaset şekillendirir… Çalıştığınız işyerinde haklarınızı koruyan (ya da korumayan) yasaları siyaset yapar… Marketten aldığınız ekmeğin fiyatı, bir ekonomik politikayla bağlantılıdır… Yaşadığınız coğrafyadaki doğanın ve kaynakların gelecek aleyhine istismar edilmesi, siyasetin konusudur… Her gün maruz kaldığınız trafik, siyasetle doğrudan ilişkilidir… Şehrinizde yeşil alan eksikliğinden, kaldırımların darlığından, bisiklet yollarının olmamasından, simit/çay fiyatlarından mı şikayet ediyorsunuz? Bunları siyaset yaptı… Çocuğunuz, sokağın ortasında şiddete maruz mu kaldı? Tatil yaptığınız otelde yandınız mı? Yakınınızı bir maden göçüğünde mi kaybettiniz? Üniversite mezunu kızınız 5 yıldır iş bulamadı mı? Bunların hepsi siyasetle ilgili… Gelecek kaygısı mı yaşıyorsunuz? Uykularınız mı kaçıyor? Sürekli bir şeyler eksik mi hissediyorsunuz yaşamınızda? Bunun, siyasetle bağlantıları var…
Geleceğinizle ilgili karar mekanizmalarında rol almadınız, başkalarına bıraktınız her şeyi, o başkaları da kendi siyasi vizyon ve kapasiteleri ölçüsünde size bir gelecek hazırladılar!
Siyasetle ilgilenmemek, aslında bu kararları sorgusuz sualsiz kabul etmek anlamına gelir… Çünkü ilgilenmeyenler, kararları başkalarının vermesine izin verir…
***
Anlayacağınız, siyasetten koptuğunuzda, hayattan da kopuyorsunuz… Çünkü hayatınızı daha çekilir kılsın diye seçtiklerinizi kontrol etmeyi tamamen bırakarak, onların yarattığı akıntıya teslimiyeti tamamen kabul ediyorsunuz! Sürükleneceğiniz noktayı bile bilmeden…
Mesela ben…
Aslında, her gün yazarak, o siyasetin bir parçası oluyorum, istesem de istemesem de ama… Şundan eminim en azından; ‘müdahilim’! Başkalarının iradesine tabi olmak yerine, onayladığım iradenin hayat bulması için ‘buradayım’ diyorum, ‘yetki verdim ama, takibindeyim’ diye de ekliyorum!
Yok, sadece yaşadığım mahalle değil, derdim…
Yaşadığım şehir de…
Diğer şehirler de…
Hatta dünya da…
Brüksel’de, traktörleriyle yürüyen ve tarıma verilen desteklerin yetersizliğinden yakınan binlerce üreticinin “biz yoksak siz de yoksunuz” haykırışında durmam, buna dair… Aynı sloganın kendi ülkemin topraklarında da atıldığını bilirken, buna kayıtsız kalmamam da… Bunun benzerlerini, 6 Şubat depremlerinin ardından Hatay’da kamulaştırılan zeytinliklerde yaşamadık mı? İş makineleri eliyle tek tek sökülen zeytin ağaçlarını izlerken ve bunun protestosunda duran üreticilerin çaresiz haykırışlarını paylaşırken, durum farksız mıydı?
Özetle;
Var olabilmek için, müdahil olmak zorundasınız, zorundayız…
Aksi halde, insan halimizin sıradan kölelere dönüşmesi içten bile değil…
Sendika.Org, yayın hayatına başladığından bu yana işçi sınıfı hareketinin, solun ve genel olarak toplumsal muhalefetin gündemine ilişkin, farklı politik perspektiflerden düşünsel katkılara açık bir tartışma platformu olagelmiştir. Sitemizde yayımlanan yazılar yayın kurulunun politik perspektifiyle uyumluluk göstermeyebilir. Amacımız, mücadelenin gereksinim duyduğu bilimsel ve politik bilginin üretimini zenginleştirecek tüm katkılara, yayın ilkelerimiz çerçevesinde, olabildiğince yer verebilmektir.