Talepler çok yüksek, ancak sonuçlar bu taleplerin çok altında kaldı. Önceki TİS görüşmelerinde de benzer durum yaşanmıştı. Sağlanan sözde uzlaşma, sektörde yaşanan baskılar ve sorunlar dikkate alındığında yetersizdir. Sektörün geleceği üzerindeki belirsizlikler devam etmektedir

Hollanda elektrometal sektörü, yüksek kârlar elde eden önemli bir sektördür. Bu durum, zaman zaman politik ve ekonomik tartışmaların odağında yer almakta, hem işveren hem de çalışan temsilcileri tarafından kabul edilmektedir. Ancak, toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmeleri yaklaştığında işveren tarafı için adeta bir “ağlama duvarına” dönüşmektedir. Görüşmelerin ardından açıklanan kâr ve kazanç rakamları göklere yükselirken, en düşük ücretli çalışanlar bile bu durumu fark etmekte ve değerlendirmektedir. Buna karşın hayat pahalılığı artmakta, alım gücü düşmekte, kazanılmış haklar budanmakta, ücret artışları ise beklentilerin çok altında kalmaktadır.
Elektrometal sektöründeki TİS görüşmeleri 30 Eylül 2025’te başladı. Türkiye’deki benzerlerine kıyasla büyük bir işçi kitlesini ilgilendiren bu sektör, yıllar önce “büyük metal” ve “küçük metal” olarak ikiye ayrılmıştır. Küçük metalde 220 binden fazla, büyük metalde ise 180 binden fazla işçi çalışmaktadır. Bazı işyerleri (örneğin Philips, Tata Steel gibi) kendi özel TİS’lerini yapmaktadır. Ancak genel olarak elektrometal (büyük metal) sektöründeki TİS, 140 bini aşkın işçiyi kapsamaktadır.
TİS öncesi sendikalar işçilerin taleplerini ölçmekte ve yüksek zam istekleri öne çıkmaktadır. Sendikalar ise bu taleplerin yaklaşık yarısını hedeflemektedir; bu da ülke enflasyonunun 1,5-2 katı oranlarına denk düşmektedir. İşverenler ise bu talepleri genellikle ciddiye almadan, “siz isteyin, alırsınız” havasıyla görüşmeleri sürdürmektedir.

11 Kasım 2025’te Amersfoort’ta gerçekleşen üçüncü görüşmeden sonuç alınamadı. FNV (ülkenin en büyük işçi sendikası) yüzde 6,5 zam talebini açıklamıştı; işçiler ise bu oranı bile düşük buluyordu. İşveren sendikaları zam konusunda net bir rakam telaffuz etmedi. FNV, görüşmelerin yapıldığı yerde basın açıklaması yaparak taleplerini ve işçilerin yaşam koşullarını kamuoyuyla paylaştı. Ancak görüşmeler sonunda işveren tarafı yüzde 2 zam teklifinde bulundu. Bu öneri sektörde şok etkisi yarattı. FNV, hem isteklerini hem de işverenlerin tekliflerini açıkça kamuoyuna duyurdu.
Taraflar yeniden bir araya geldi. İşçiler ve sendika üyeleri bu sonucu kabul etmeyeceğini ifade edince, görüşmeler ülkenin enflasyon durumu ve sektörün genel gidişatı ışığında yeniden gözden geçirilmek üzere ertelendi. Büyük firmaların iyi durumda olduğu, küçük işletmelerin ise aynı performansı gösteremediği tespit edildi. Yeni görüşmede netleşme kararı alındı.
5 Aralık 2025’te gerçekleşen görüşmede, Hollanda’daki yıllık enflasyon Kasım 2025 itibarıyla yüzde 2,9 ila 3,1 arasında değişmekteydi. Mevcut TİS 31 Aralık 2025’te sona erecekti. Taraflar, 1 Ocak 2026’dan itibaren geçerli olmak üzere brüt €4.300 maaşa yüzde 2 zam yapılmasında ve bu zammın yaklaşık yüzde 3 artışa denk gelen €43 artışa tekabül etmesinde prensipte anlaştı. Ayrıca 1 Kasım 2026’da işçilere tek seferlik €100 net ikramiye verileceği ve 2026 yılı sonunda sendika üyelik aidatlarının işveren tarafından geri ödeneceği kararlaştırıldı.
Bu anlaşma, işveren ve işçi sendikalarının üyelerine sunulacak ve referandum yapılacaktır. Yeni üyelerin de en geç 1 Ocak 2026’dan itibaren üye olmaları gerekmektedir. TİS süresi 1 yıl olup, 31 Aralık 2026’da sona erecektir.
Bölgelerdeki tartışmalara ve işyeri temsilci toplantılarına katıldım. Talepler çok yüksek, ancak sonuçlar bu taleplerin çok altında kaldı. Önceki TİS görüşmelerinde de benzer durum yaşanmıştı. Sağlanan sözde uzlaşma, sektörde yaşanan baskılar ve sorunlar dikkate alındığında yetersizdir. Sektörün geleceği üzerindeki belirsizlikler devam etmektedir.
Erken emeklilik programı (RVU) bir yıl daha uzatılmış, 2026’da emekli olacaklar ise €300 ek artıştan faydalanacaktır. Elektrometal (büyük metal) sektöründeki birçok anlaşma 1 Ocak 2027’de yeniden düzenlenecektir, uluslararası ve dünya koşullarına göre şekillenecektir.

Olağanüstü bir gelişme olmazsa, işveren tarafı oylamada evet diyecek; işçi cephesi ise büyük çoğunlukla kabul edecektir. FNV, CNV, De Unie, VHP gibi sendikalar üyelerine süreci anlatacak ve onay talep edecektir. Ancak belirleyici olan FNV üyelerinin tutumudur. FNV “evet” derse süreç ilerler; “hayır” derse grev ve protestolar kaçınılmazdır.
Ne var ki işçi sınıfı liderlikten yoksundur. Burjuvazinin saldırıları karşısında sendikal hareketin politik müdahalesi zayıf ve etkisiz kalmaktadır. Kapitalist dünyanın savaş kışkırtıcılığına karşı taraf olamamaktadır. Ukrayna savaşı bu duruma somut bir örnektir. Savaş gerekçeleriyle askeri harcamalar ve yeni savunma yatırımlarına ihtiyaç olduğu propagandası yapılmaktadır.
Bu saldırıları geri püskürtecek tek güç işçi sınıfıdır. Ancak bu, devrimci bir işçi hareketiyle mümkündür. Aksi halde işçi sınıfı hakları erozyona uğrayacak, kazanımlar kaybedilecektir. Avrupa’da artık büyük işçi eylemleri görülmemekte, sendikalar büyük ölçüde yozlaşmıştır.
Direnen sendikalar tasfiye edilmeye çalışılmaktadır. Fransa’da CGT, Almanya’da IG Metall, Hollanda’da FNV, Belçika’da ABVV gibi sendikalar hem içeriden hem dışarıdan yoğun saldırı altındadır. Bu sendikalar, burjuva iktidarları için halen ciddi sorun teşkil etmektedir. Ancak yönetimlerde yaşanan tasfiye süreci, demokratik niteliğin ortadan kaldırılarak aristokratik yapılar oluşturulmaya çalışıldığını göstermektedir.
İşçiler bu sürece izin verecek mi göreceğiz! İşçi sınıfı hem politik partilerinden hem de sendikalarından yoksun bırakılmak istenmektedir. Burjuva demokratik kurumlar, aristokratik kurumlara dönüştürülmek istenmektedir. Bu rotada, yanlış insanlarla doğru işler yapılamaz; sendika yönetimlerinde kökleşmiş bu yapı tasfiye edilmeden işçi birliği sağlanamaz ve mevcut kazanımlar bile korunamaz.
Burjuvazinin savaş ve açlık korkutmasına karşı ancak politik devrimci bir işçi hareketi adım atarak tarihin akışını değiştirebilir. Devrimci işçilerin omuzlarındaki bu sorumluluk her zamankinden daha günceldir.
* Ali Solmaz, FNV-DAF İşyeri İşçi Temsilcisi
Sendika.Org, yayın hayatına başladığından bu yana işçi sınıfı hareketinin, solun ve genel olarak toplumsal muhalefetin gündemine ilişkin, farklı politik perspektiflerden düşünsel katkılara açık bir tartışma platformu olagelmiştir. Sitemizde yayımlanan yazılar yayın kurulunun politik perspektifiyle uyumluluk göstermeyebilir. Amacımız, mücadelenin gereksinim duyduğu bilimsel ve politik bilginin üretimini zenginleştirecek tüm katkılara, yayın ilkelerimiz çerçevesinde, olabildiğince yer verebilmektir.