Beytepe’de umut, Beyazıt’ta taş, Taksim’de isyan olan öğrenci hareketini mazide kalmış şanlı bir sayfadan ibaret görme. Kabuğunu çatlatan Koordinasyon çocuğunu 2025 yılında yine ODTÜ’de çatışan mavi bir flama olarak gördüğünde şunu anla: Koordinasyon geçmiş değil bugündür.

“Yine kitapları, türküleri, bayraklarıyla geldiler,
dalga dalga aydınlık oldular,
yürüdüler karanlığın üstüne.
Meydanları zaptettiler yine”
Nazım Hikmet
Tüm rüzgarlar ters yönden estiğinde, gökyüzünü kara bulutlar kapladığında, akıntıya karşı kürek çekmek zorunda kaldığında umutsuzluğa kapılma. Dipten gelen dalgayı görenleri, anafora karşı duranları, üniversitelerinde önce öğrenci cephelerini sonra Koordinasyon hareketini yaratanları hatırla…
“Sararıp dökülmeden önce kızaran yapraklar ki onlar
Şan verdiler ortalığa bütün bir sonbahar”
Can Yücel
Bildiğin yanıldığına yetmediğinde, ezberlerin seni kısırlaştırdığında, ufuk çizgin burnunun dibine düştüğünde kendini çaresiz hissetme. Gerçekçi olup imkansızın peşine düşenleri, harçlara karşı topladığı 350.000 imzayla Kızılay’ı zapt edip temsilcilerini TBMM’ye gönderenleri, hayal gücüne güvenerek 30 yıl önce bugün “Ferman devletin üniversiteler bizimdir” pankartını İstanbul Üniversitesinin tarihi binasına asanları hatırla…
“Mevsim dönüp de yeniden yeşermeye başlayınca rüzgâr
Çıplağında o atın yine onlar koşacaklar
O çocuklar
O yapraklar
O şarabî eşkıyalar”
Can Yücel
İşçi sınıfı öncülüğünde devrime yürümekten vazgeçip topçu-popçu peşinde parlamentoya kapağı atma hayali kuranları gördüğünde, militanları müşahite dönüştürmeye çalışanlarla karşılaştığında, faşizmi sandıkta yenme rüyası bulaşıcı bir hastalık gibi yayıldığında yolundan dönme. “Parasız eğitim–parasız sağlık” sloganını pankartına taşıyarak öğrenci hareketinden halk hareketi olmaya doğru yol alanları, harçları ödemeyi reddedip deprem felaketinin yaşandığı Dinar’a yardım elini uzatanları, IMF’ye, NATO’ya, savaşa karşı yapılan eylemlerde üniversitelerinden taşıp sokakları aşındıranları hatırla…
“Polislere ısmarladım çay gele, çay gele
Kaskları da başlarına dar gele, dar gele
Ellerinde vardır bir de kalkanı, kalkanı
Copluyorlar okuyanı, yazanı, yazanı”
Bütün yollar tutulduğunda, çıkmaz sokaklara girdiğinde, Ulucanlar’da, Çankırı’da akşamlar mahpushaneye erken indiğinde geri dönmeyi aklına bile getirme. Bir zamanlar Zafer Çarşısı’nın karşısında bulunan Danıştay binasından hareket edip Milli Eğitim Bakanlığı önüne kadar yolu trafiğe kapatarak yürüdükten sonra Koordinasyon flamasını kurumun önünde bulunan bayrak direğine çekip dalgalandıranları, Cebeci Kampüsü’nden Çankırı Hapishanesi’ne doğru tünel kazmaya başlayanları, Kağızman türküsünü, Venceromos marşını öğrenci hareketine uyarlayıp söyleyenleri, kavganın en kızgın anında devrimci neşesini eksik etmeyenleri hatırla…
“ve biz yine yıldızlara bakarız
ve yine yıldızlar bize bakar”
Attila İlhan
Üstüne korku saldıklarında, sesini boğmaya çalıştıklarında, nefesini kesmek istediklerinde teslim olma. Meclis’te pankart olup işkenceci polis şeflerinin aklını başından alanları, “Çeteler Meclis’te öğrenciler hapiste” sloganıyla halkın bağrına bastığı evlatlarını, Kızılay’dan Kolej’e doğru vuruşa vuruşa çekilenleri, 24 Nisan 1996 günü Rektörün tatil ilan etmek zorunda kaldığı fakülteyi, 1998 yılının Mart ayında takvimler 18’ini gösterirken Koordinasyon’un bir ucundan girdiği İstiklal Caddesi’nde Yunan Konsolosluğu’nun önündeki terk edilmiş polis kulübesini, havaya ateş açarak Karaköy’e doğru kaçan polisleri hatırla…
“Bugünlerden geriye
Bir yarına gidenler kalır
Bir de yarınlar adına direnenler”
Adnan Yücel
Beytepe’de umut, Beyazıt’ta taş, Taksim’de isyan olan öğrenci hareketini mazide kalmış şanlı bir sayfadan ibaret görme. Kabuğunu çatlatan Koordinasyon çocuğunu 2025 yılında yine ODTÜ’de çatışan mavi bir flama olarak gördüğünde şunu anla: Koordinasyon geçmiş değil bugündür…
Sendika.Org, yayın hayatına başladığından bu yana işçi sınıfı hareketinin, solun ve genel olarak toplumsal muhalefetin gündemine ilişkin, farklı politik perspektiflerden düşünsel katkılara açık bir tartışma platformu olagelmiştir. Sitemizde yayımlanan yazılar yayın kurulunun politik perspektifiyle uyumluluk göstermeyebilir. Amacımız, mücadelenin gereksinim duyduğu bilimsel ve politik bilginin üretimini zenginleştirecek tüm katkılara, yayın ilkelerimiz çerçevesinde, olabildiğince yer verebilmektir.