Artvin Cankurtaran’da Reşit Kibar’ın katledilmesine ilişkin davanın 4. duruşması Artvin Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. Davanın dördüncü duruşmasında HTS kayıtları mahkemeye sunuldu. HTS kayıtları silahın sahibi ve cinayetin azmettiricisi Fikret Merttürk’ün saldırının öncesinde ve sonrasındaki etkin rolünü ortaya koydu. Buna rağmen Merttürk hakkındaki tutuklama talebi bir kez daha reddedildi

Artvin Cankurtaran’da Reşit Kibar’ın katledilmesine ilişkin davanın 4. duruşması Artvin Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. Davanın dördüncü duruşmasında HTS kayıtları mahkemeye sunuldu.
HTS kayıtları silahın sahibi ve cinayetin azmettiricisi Fikret Merttürk’ün saldırının öncesinde ve sonrasındaki etkin rolünü ortaya koydu. Merttürk, saldırı öncesinde ihaleyi alan Yapısoy Beton’un sahibi Yunus Merttürk’le konuşmuş, saldırıdan hemen sonra Orman Bölge Müdürlüğü’ndeki yetkili kamu görevlilerini aramış. Devamında iki tanığın ifadeye gitmeden önce Fikret Merttürk’le görüştüğü de ortaya çıktı.
Buna rağmen Merttürk hakkındaki tutuklama talebi bir kez daha reddedildi. Ancak haftada bir imza yükümlülüğü getiren adli kontrol kararı verildi. Merttürk ilk ifadesinin ardından yurtdışı çıkış yasağıyla serbest bırakılmıştı.
Adli kontrol kararının yanı sıra sonraki celseye zorla getirilme kararı da verildi. Sonraki celsede Merttürk’ün HTS kayıtları hakkında beyanı alınacak.
Mahkeme heyeti Reşit Kibar’ın kardeşi Hülya Koyuncu’nun katılma talebini kabul ederken diğer kardeşi Şükrü Kibar’ın katılma talebini reddetti. HTS kayıtlarında adı geçenlerin tanık olarak dinlenmesine ve tetikçi Muhammet Ustabaş’ın tutukluluk halinin devamına karar verirken duruşma 13 Mayıs’a ertelendi.
HTS kayıtlarının ortaya çıkmasının ardından dava avukatları Borçka Ticaret Odası Başkanı Eşref Merttürk ve Yapısoy Beton’un sahibi Yunus Merttürk’ün de azmettirici olarak iddianameye dahil edilmesini talep etti. Mahkeme heyeti hatların bu kişiler tarafından kullanılıp kullanılmadığını tespit edeceklerini, şimdilik adı tanık olarak dinleyeceklerini, tespiti halinde suç duyurusunda bulunacağını açıkladı.
Kamu görevlilerinin de yargılanması talebi ise yine reddedildi.
Duruşma sonrası adliye önünde yapılan açıklamada söz alan kardeşi Şükrü Kibar, “En azından Fikret’in tutuklanması için her şey netti. Adaletsizliğe karşı bir arayış içindeyiz. Korkmuyoruz” dedi. Davayı takip için gelen katledilen gazeteci ve yaşam savunucusu Hakan Tosun’un ablası Özlem Tosun da “Tek istediğimiz adalet, insanca yaşamak. Bunu bize çok göremezsiniz, bu bizim hakkımız” dedi.
Davanın avukatı ve aynı zamanda Halkevleri Hukuk Sekreteri Haktan Özkan ise sonraki celseye kadar Yunus Merttürk ve Eşref Merttürk’ün sanık olarak dinlenmesini, Fikret Merttürk’ün tutuklanmasını sağlayacaklarını ifade etti.
Reşit Kibar davası
Av. Haktan Özkan:
🗣️”Sonraki celseye kadar Yunus Merttürk ve Eşref Merttürk’ün sanık olarak dinlenmesini, Fikret Merttürk’ün tutuklanmasını sağlayacağız”
🗣️”Tüm sorumluları açığa çıkarıp hak ettikleri cezaları almalarını sağlamalıyız”https://t.co/qO13WtGrVC pic.twitter.com/B59GB0ihY1— sendika.org (@sendika_org) January 30, 2026
Katledilen gazeteci ve yaşam savunucusu Hakan Tosun’un ablası Özlem Tosun da Reşit Kibar davasındaydı
🗣️”Tek istediğimiz adalet, insanca yaşamak. Bunu bize çok göremezsiniz, bu bizim hakkımız”https://t.co/qO13WtGrVC pic.twitter.com/OqacmyS37K
— sendika.org (@sendika_org) January 30, 2026
Reşit Kibar davası: HTS kayıtları çıktı, azmettirici Fikret Merttürk yine de tutuklanmadı
🗣️Kardeşi Şükrü Kibar: “En azından Fikret’in tutuklanması için her şey netti. Adaletsizliğe karşı bir arayış içindeyiz. Korkmuyoruz”https://t.co/qO13WtGrVC pic.twitter.com/kQUvQGybIj
— sendika.org (@sendika_org) January 30, 2026
Saldırı anında orada bulunan iş makineleri operatörleri olan Recep Bamya ve Süleyman Bamya’nın saldırıdan bir gün sonra, tanık olarak ifade vermeye gitmeden hemen önce silah sahibi ve azmettirici Fikret Merttürk’le telefonda görüştüğü ortaya çıktı. Fikret Merttürk aynı zamanda Recep Bamya ve Süleyman Bamya’nın müdürü. Merttürk, Süleyman Bamya ile kısa bir görüşme yapmış. Recep Bamya ile ise daha uzun bir görüşme. Görüşmelerin içeriğine erişilmiyor ancak Süleyman Bamya doğrudan Fikret Merttürk ve şirketi savunan bir ifade verirken Recep Bamya, Fikret Merttürk’ün de sorumluluğunun doğuracağı bir ifade vermişti.
Davanın avukatı ve aynı zamanda Halkevleri Hukuk Sekreteri Haktan Özkan, Sendika.Org’a yaptığı değerlendirmede Recep Bamya’nın Fikret Merttürk’ün de sorumluluğunun doğuracağı bir ifade vermiş olmasını ve Merttürk’ün onunla Süleyman Bamya ile yaptığından daha uzun bir görüşme yapmasını telefonda ifade öncesi ikna çabası olarak yorumladığını bildirdi.
HTS kayıtları Fikret Merttürk’ün saldırıdan hemen sonra Orman İşletme Şefi Büşra Civelek ve Orman İşletme Müdürü Hasan Bacıoğlu ile de telefonla görüşmüş. Aynı şekilde bu görüşmenin de içeriğine erişilmiyor.
Saldırıda yaralanan Ersan Koyuncu silahın sahibi Fikret Merttürk hakkında şu ifadeyi vermişti:
“Bunu yapamazsın, köylü istemiyor” dedik ve kısa süreli bir arbede yaşandı. Arbede sırasında Fikret Merttürk telefonla birini arayarak “Buralar karıştı, ne yapmamızı istiyorsunuz?” dedi.
Daha sonra Muhammet Ustabaş araba içinden silahı aldı. “Ne oldu, bizi mi vuracaksınız?” dediğimiz de Fikret Merttürk’ün “Silah benim, ben kime istersem ona sıkar” dediğini duydum.
27 saniye süren bu telefon konuşmasında Merttürk’ün kimle konuştuğu da bu duruşmada ortaya çıktı. Fikret Merttürk cinayetin öncesinde birkaç telefon görüşmesi yapıyor. Fikret Merttürk önce Gençlik İnşaat’ı arayarak sahibi Eşref Merttürk’le görüşüyor. Ardından “Buralar karıştı, ne yapmamızı istiyorsunuz?” dediği telefon görüşmesini ise GÜL-AŞ İnşaat’ı arayarak sahibi Yunus Merttürk ile yapıyor.
Tetikçi Muhammet Ustabaş’ın da Gençlik İnşaat’ı arayarak sahibi Eşref Merttürk’le görüştüğü ortaya çıktı.
Artvin’in Borçka ve Hopa ilçeleri sınırında yer alan Cankurtaran Geçidi’nin önemli bir bölümü “Konaklamalı Mesire Alanı Projesi” kapsamında Yunus Merttürk’ün sahibi olduğu Yapısoy Beton adlı firmaya ihale edildi. Köylüler bu projenin “Konaklamalı Mesire Alanı Projesi” adı altında maden açma projesi olduğunu ve söz edilenden çok daha geniş bir alana yayılacağını düşünerek projeye itiraz etti.
3 Eylül 2024 günü proje kapsamında ağaç kesimi için gelen ekipleri köylüler karşıladı. Köylüler Cankurtaran Ormanı’nda tek bir ağaç bile kestirmeyeceklerini ifade etti. Bu sırada kısa süreli bir arbede yaşandı. Arbede sırasında Fikret Merttürk telefonla birini arayarak “Buralar karıştı, ne yapmamızı istiyorsunuz?” dedi. Hemen akabinde Muhammet Ustabaş, Fikret Merttürk’e ait olan aracın içinden yine Fikret Merttürk’e ait olan silahı alıp hedef gözeterek ateş etmeye başladı. Reşit Kibar vurularak yere yığıldı.
Köylüler Reşit Kibar’ı hastaneye götürmek için jandarmaya “Ambulans yetişemez, sizin araçla götürelim” dediğinde ise jandarma hiçbir şey söylemeden aracıyla uzaklaştı.
Daha sonra yaralılar köylülerin imkanlarıyla Hopa Devlet Hastanesi’ne kaldırılsa da Reşit Kibar tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Saldırının olduğu gün Muhammet Ustabaş ve Fikret Merttürk saldırıda kullanılan silahla birlikte gözaltına alındı. Daha yaralıların bile ifadeleri alınmadan mahkemeye sevk edildiler. Ustabaş tutuklanırken Merttürk onun hakkında verilen yalnızca bir ifade baz alınarak adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Azmettirici Merttürk tutuklanmamışken saldırıdan sağ kurtulan Artvin Halkevi yöneticisi Dursun Ali Koyuncu, saldırının olduğu gün Hopa Devlet Hastanesi önünde yaptığı konuşma nedeniyle “kamu görevlisine hakaret” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasıyla tutuklandı. Koyuncu daha sonra serbest bırakıldı.
Sendika.Org