3 Ocak’taki saldırı, 2001’de başlayan ve Chinook helikopterlerinin motorları soğuduktan sonra da uzun süre devam edecek olan bu savaşın bir parçasıdır

3 Ocak 2026 tarihinde, Venezüella saatiyle sabah 2’yi biraz geçe, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 2.maddesini ihlal ederek, ABD başkent Karakas dahil olmak üzere ülkedeki birçok bölgeye saldırıya geçti. Bölge halkı, yüksek sesler ve ışıklar saçan gökyüzündeki büyük helikopterler ile uyandılar. Sosyal medyada videolar paylaşılmaya başlandı, yeterli bilgi olmadığı için kafa karışıklığı ve söylentiler yayıldı.
Bir saat içerisinde gökyüzü sessizleşti. ABD Başkanı Donald Trump, saat 04.21’de, kuvvetlerinin Venezüella’ya saldırı düzenlediğini ve Başkan Nicolás Maduro Moro ile eşi Cilia Flores’i kaçırdığını duyurdu. Kısa bir süre sonra, Venezüella Başkan Yardımcısı Delcy Rodriquez, Maduro ve Flores’in nerede olduklarının bilinmediğini doğruladı. ABD Başsavcısı Pamela Bondi, Maduro ve Flores’in ABD’de olduklarını ve “narkoterörizm komplosu” suçlamasıyla yargıladıklarını duyurdu.
Venezüella’ya yönelik bu saldırının sonucu belirsizdir. Başkan kaçırılmış olsa da hükümet kontrolü elinde tutmaya devam etmektedir. Venezüella halkı şaşkınlıklarına rağmen direnişteler. ABD’nin tekrar saldırıp saldırmayacağı veya ABD hükümetinin bu saldırının ardından net bir siyasi planı olup olmadığı belirsizdir.
3 Ocak’taki saldırı Venezüella’ya karşı yapılan ilk saldırı değildir. Baskı kampanyası tam olarak 2001 yılında Hugo Chávez hükümetinin 1999 Bolivarcı Devrim Anayasası’nın egemenlik hükümlerine uygun olarak Hidrokarbonlar Yasası’nı yürürlüğe koymasıyla başladı. Bu kampanya aşağıdaki gelişmeleri taşımaktaydı (bu liste örnek niteliğinde olup kapsamlı değildir):
3 Ocak’taki saldırı, 2001’de başlayan ve Chinook helikopterlerinin motorları soğuduktan sonra da uzun süre devam edecek olan bu savaşın bir parçasıdır.
Amerika Birleşik Devletleri hükümeti tek taraflı olarak harekete geçmeye karar verdiğinde, ister 2003’te Irak’a karşı olsun, ister 2001 ile 2026 arasında Venezüella’ya karşı olsun, henüz hiçbir güç onu durduramadı. 2003 yılında, Amerika Birleşik Devletleri de dahil olmak üzere milyonlarca insan savaşa karşı çıkmak için sokaklara döküldü ve dünyadaki çoğu hükümet savaşa karşı uyarıda bulundu, ancak George W. Bush ve Tony Blair (Birleşik Krallık’ın iki numarası olarak hareket eden) hükümetleri yasadışı savaşlarını sürdürdüler. Bu kez, büyük güçler Amerika Birleşik Devletleri’ne Güney Amerika ve Karayipler’de bir savaşın büyük bir istikrarsızlığa yol açacağını bildirdi: Bu, Venezüella’nın komşu ülkeleri (Brezilya ve Kolombiya) ve Çin gibi büyük güçlerin (özel elçisi Qiu Xiaoqi, ABD saldırısından sadece birkaç saat önce Maduro ile görüştü) liderlerinin görüşüydü. Dünya, 2003’te ABD’yi durduramamış olmakla kalmadı, 2001’den bugüne kadar ABD’nin Venezüella’ya karşı petrol için yürüttüğü takıntılı savaşını da durduramadı.
Venezüella’ya yapılan saldırı, Trump’ın 4 Ocak’ta ABD Kongresi’nde yıllık konuşmasını yapacağı ve büyük bir zafer kazandığını iddia edebileceği bir zamanda gerçekleştirildi. Bu bir zafer değil. Bu, dünyadaki durumu iyileştirmeyecek tek taraflılığın bir başka örneği. ABD’nin Irak’a karşı yürüttüğü yasadışı savaş, acımasız bir on yılın ardından bir milyon sivilin öldürülmesiyle ABD’nin geri çekilmek zorunda kalmasıyla sona erdi; aynı şey Afganistan ve Libya’da, Amerikan Kartalı’nın mahvettiği iki ülkede de yaşandı.
ABD bombardımanlarına devam edip ülkeye kara birlikleri gönderirse, Venezüella için farklı bir gelecek hayal etmek imkânsız. Bu “rejim değişikliği savaşları”ndan hiçbir hayır gelmez, buradan da gelmeyecek. Brezilya ve Kolombiya’nın bu saldırıdan rahatsız olmasının bir nedeni var, çünkü bunun tek sonucunun Latin Amerika’nın tamamında olmasa da Güney Amerika’nın kuzey yarısında uzun vadeli istikrarsızlık olacağını biliyorlar. Afrika’nın kuzey yarısında da tam olarak bu yaşandı (Trump’ın Nijerya’yı bombalaması, 2011’de NATO’nun Libya’yı bombalamasının bir parçasıdır).
Trump, ABD Kongresi’nde ayakta alkışlanacak, ancak bunun bedeli, Venezüella’da yüzlerce sivilin ölümü ve son yirmi yıldır ABD’nin Venezüella’ya dayattığı uzun vadeli hibrit savaşta hayatta kalmak için mücadele eden milyonlarca insanın ölümüyle çoktan ödendi.
Orijinal başlık: Amerika Birleşik Devletleri Venezüella’ya saldırarak yasadışı bir operasyonla başkanı (Maduro’yu) kaçırdı
[People Dispatch’te yer alan İngilizce orijinalinden Ezgi Ceylan tarafından Sendika.Org için çevrilmiştir.]
Sendika.Org, yayın hayatına başladığından bu yana işçi sınıfı hareketinin, solun ve genel olarak toplumsal muhalefetin gündemine ilişkin, farklı politik perspektiflerden düşünsel katkılara açık bir tartışma platformu olagelmiştir. Sitemizde yayımlanan yazılar yayın kurulunun politik perspektifiyle uyumluluk göstermeyebilir. Amacımız, mücadelenin gereksinim duyduğu bilimsel ve politik bilginin üretimini zenginleştirecek tüm katkılara, yayın ilkelerimiz çerçevesinde, olabildiğince yer verebilmektir.