Ankara’da kadınlar haftalarca süren kuşatmalar sonucunda Rojava’ya en temel ihtiyaç malzemelerinin ulaştırılamamasına dair bir açıklama yaptı. Ankara Kadın Platformu’nun çağrısıyla Yüksel Caddesi’nde toplanan kadınlar “Müşritpınar açılsın, insani koridor oluşturulsun!” dedi

Ankara’da kadınlar, Rojava’da yaşanan çatışmalar ardından kente en temel ihtiyaç malzemelerinin ulaştırılamamasına ve yaşanan elektrik kesintilerine dair bir basın açıklaması yaptı. Ankara Kadın Platformu’nun çağrısıyla Yüksel Caddesi’nde toplanan kadınlar, “Müşritpınar açılsın, insani koridor oluşturulsun!” dedi.
Haftalarca süren kuşatma sebebiyle kadınlar doğum hizmetlerine, hijyen ürünlere erişemiyor, çocuklar hastalık, yetersiz beslenme ve soğukla yaşam mücadelesi veriyorlar. Bu koşullar ve kış şartları nedeniyle kuşatma altındaki kentlerde 6 çocuğun donarak yaşamını yitirdiğini aktaran Ankara Kadın Platformu, susuzluk nedeniyle kar sularının eritilerek içildiğini ekledi. Platform, yakıt ve un sıkıntısı nedeniyle fırınlar kapanma noktasına geldiğini, eğitim neredeyse tamamen durduğunu ve sağlık sisteminin çökme riskiyle karşı karşıya kaldığını aktardı.
Kadınlar, “Türkiye Devletine ve tüm uluslararası kurumlara çağrımızdır” diyerek taleplerini şu şekilde sıraladı:
Mürşitpınar Sınır Kapısı derhal açılmalıdır.
Rojava’ya yönelik insani yardım koridoru geçici değil, sürekli hale getirilmelidir.
Kadınlar ve çocuklar için su, gıda, sağlık, hijyen destekleri acilen ve kesintisiz biçimde ulaştırılmalıdır.
Basın açıklaması “Kadınlar sustuğunda savaş büyür; kadınlar konuştuğunda yaşam kazanır. Jin, jiyan, azadi!” sözleriyle sona erdi.
Basın açıklamasının tamamı ise şu şekilde:
Rojava’da yeniden tırmandırılan çatışmalı süreç, binlerce insanı yerinden etmiş; savaşın en ağır yükü bir kez daha kadınların bedenine, kimliğine ve yaşam hakkına yönelmiştir. Bugün başta Kobanê olmak üzere bölgedeki halklar kuşatma, yoksunluk ve güvensizlik koşulları altında yaşam mücadelesi vermektedir. Özellikle kadınlar ve çocuklar; hedef alınan toplumsal sistemin, militarizmin ve örgütlü şiddetin doğrudan muhatabı haline getirilmiştir. Kobanê’de yaşam, her geçen gün daha fazla tehdit altına sokulmakta; kadınların ve çocukların güvenliği bilinçli biçimde yok sayılmaktadır.
Haftalarca süren kuşatma nedeniyle yüzbinlerce insanın elektrik, su, sağlık ve gıdaya erişimi her geçen gün daha da zorlaşıyor. Bu koşulların en ağır yükünü ise her zaman olduğu gibi kadınlar ve çocuklar taşıyor.
Kadınlar doğum hizmetlerine, hijyen ürünlere erişememekte, çocuklar hastalık, yetersiz beslenme ve soğukla yaşam mücadelesi vermektedir. Kış şartları nedeniyle kuşatma altındaki kentlerde 6 çocuk donarak yaşamını yitirmiştir. Susuzluk nedeniyle kar suları eritilerek içilmektedir. Yakıt ve un sıkıntısı nedeniyle fırınlar kapanma noktasına gelmiştir. Eğitim neredeyse tamamen durmuş, sağlık sistemi çökme riskiyle karşı karşıya bırakılmıştır.
Türkiye’de ve dünyanın birçok yerinde Rojava için toplanan insani yardımlar, Türkiye’nin sınır kapılarını açmaması nedeniyle tırlarda bekletilmektedir. Yardımlar hazır, dayanışma hazır; engel olan ise siyasi iktidardır.
İnsani yardımların engellenmesi ne siyaseten ne hukuken ne de vicdanen açıklanamaz. Açıkçası bu engelleme kuşatmanın bir şekilde devam ettirilmesidir. Yaşam, sağlık, eğitim gibi en temel hakların tehdit olarak kullanılmasıdır. Bu durum yapılan anlaşmanın kalıcılığı ve inandırıcılığını da sorgulatmaktadır.
Ankara Kadın Platformu olarak soruyoruz: Kadınların ve çocukların yaşam hakkı hangi siyasi hesaplar için yok sayılmaktadır?
İnsani yardımın geçişine engel olmak hangi hukuka, hangi vicdana sığmaktadır?
Bizler; kadın özgürlük mücadelesinden, barış talebinden, yaşamı savunmaktan vazgeçmeyen kadınlar olarak buradayız.
Rojava’daki kadınların, çocukların, halkların yalnız olmadığını bir kez daha buradan haykırıyoruz. Yaşamdan, barıştan, özgürlükten yana tarafız.
Rojava’da kadınların öncülüğünde inşa edilen toplumsal yaşamın hedef alınmasına sessiz kalmayacağız.
Kadınların emeğiyle, direnişiyle, bedeliyle kurulan bir yaşamı yok saymanıza izin vermeyeceğiz.Türkiye Devletine ve tüm uluslararası kurumlara çağrımızdır::
- Mürşitpınar Sınır Kapısı derhal açılmalıdır.
- Rojava’ya yönelik insani yardım koridoru geçici değil, sürekli hale getirilmelidir.
- Kadınlar ve çocuklar için su, gıda, sağlık, hijyen destekleri acilen ve kesintisiz biçimde ulaştırılmalıdır.
Bu çağrı acil bir yaşam çağrısıdır. Her geçen saat yeni kayıplar, yeni trajediler demektir.
Biz kadınlar biliyoruz: Yaşamı savunmak sınır tanımaz. Dayanışma duvarları aşar. Kadınlar sustuğunda savaş büyür; kadınlar konuştuğunda yaşam kazanır.
Jin, Jiyan, Azadî!
Sendika.Org