Sicili doğa ve yaşam alanlarına dönük saldırılarla dolu Cengiz’in Cerattepe’de yapmak istediği maden için 244 gün boyunca Artvin halkını geçemeyince jandarma-polis ordusuyla girmek istemiş ancak yine de başaramamıştı. Yeşil Artvin Derneği saldırının 10. yıldönümde açıklama yaptı. Açıklamada yeni yapılan maden ihaleleri ve kent sorunları gündeme alınırken “Biz bu oyunun figüranları olmayı asla kabul etmiyor ve bu kutsal memleket mücadelesini daha da arttıracağımızı sizlere ilan ediyoruz” ifadeleri kullanıldı

Artvin’e bağlı Kafkasör yaylasının Cerattepe mevkiinde Cengiz Holding’in siyanürlü altın madenine karşı direnişe yapılan saldırının 10. yıldönümünde Yeşil Artvin Derneği, dernek binasında 16 Şubat’ta açıklama yaptı. Açıklamaya siyasi parti ve dernek yöneticileri katılırken yapılan yeni maden ruhsat ihalelerine ve şehir içersinde bulunan hastanenin taşınmasına karşı inisiyatif kurulmasını kararı alındı.

Yeşil Artvin Derneği binasında yapılan basın açıklamasını dernek başkanı Nur Neşe Karahan okudu. Karahan, açıklamaya Artvin’in maden karşıtı mücadele tarihini hatırlatılarak başladı ve “Yapılan içten ve çetin mücadele Cominco’nun Artvin’i terketmesiyle sonuçlanmış bir sürelik sessizlik sonrası bu kez yeni bir Kanadalı çokuluslu şirket olan İnmet Mining Artvin’imize tebelleş olmuştu. Bu kez sadece bakır çıkaracağız canınızı yakmayacağız, hastanenizi de yaparız, yollarınızı da yaparız, altından bize ne, bakırdır bizim muradımız diyerek operasyonlara başladı” dedi.

Nur Neşe Karahan
Yürütülen mücadele sonucunda 20 yıl boyunca şirketlerin bir kazma dahi vuramadan Artvin’i terk etmek zorunda kaldığını belirten Karahan, Danıştay’ın onadığı “Cerattepe’de madencilik yapılmamalı” kararına rağmen bölgenin yeniden faaliyete açılmasına ve ihalenin memleketin dört bir yanında doğa ve yaşam alanlarına dönük saldırılarıyla ünlü AKP iktidarının gözde yandaşlarından Cengiz’e verilmesine dikkat çekti.
Mücadele tarihindeki ihanetlere değinen Karahan “Önceleri vahşi madenciliğe karşı en ön saflarda mücadele eden bazı malum dostlarımız -siyasi parti gözetmeksizin- madencilerin değirmenine su, yollarına taş, tünellerine beton taşıdılar. Kendi halkını paraya değişmedir bunun adı, arkadan vurmadır. Kamu kurumlarının çevreyi ve doğayı koruması gereken bazıları da Cerattepe’de madencilik yapılabilir kararları verme yarışına girdiler. Diğer bir ifadeyle artık dört bir yanımızdan sarıldık, her bir yanımızla mücadeleye başladık” diye konuştu.
16 Şubat’ta başlayan şiddetli saldırıyı “Müdahale edileceği duyumu üzerine, hala doğasını ve şehrini seven Artvinliler, siyasi parti ve STK temsilcileri ile toplantı yapılarak Pazartesi akşamı saat 18.00 gibi Atmaca mevkiine kadar halkımız araçlarıyla çıktı ve Kafkasör ile Cerattepe’ye çıkan yollar kesildi. Atmaca mevkiinde ışıl ışıldı her yer. Her siyasi ve sosyal katman oradaydı ve gururla memleketini bekliyordu. Derken 16 Şubat sabahı saat altı civarında yedi yöreden getirdikleri binlerce kişilik TOMAlı kolluk güçleri, masum Artvin Halkına tarihin belki de en şiddetli müdahalesini yaptı” ifadeleriyle hatırlatan Karahan “Aklımıza geldikçe adeta gaz kokusu yakıyor gözlerimizi ve ciğerlerimizi” dedi. Karahan Cerattepe sürecine dair şu ifadeleri kullandı:
Sanırsınız ki karşılarında doğalarını ve mütevazi hayatlarını savunan Artvinliler değil de bir düşman ordusu var! Oysa bizler yeraltı veya yerüstü zenginliklerimizle olduğu gibi yaşamayı istiyorduk sadece. Bizim zenginliğimiz bu doğaydı, temiz sularımızdı, zehirsiz tarım ve hayvancılıktı, Kafkasör Festivalimizdi, arılarımız ve balımızdı.
Sonuç olarak, ne yazık ki Şubat 17’de Cerattepe’ye çıktılar. Ne utanç vericidir ki Orman Bölge Müdürlüğü tarafından verilmiş olması gereken “yer teslim izni” henüz verilmemişken hukuksuzca Cerattepe’ye çıkılmıştır. Yani güvenlik güçlerinin şirketi oradan uzaklaştırması gerekirken, tam tersine, kendi memleketimizde biz düşman bellenmiştik.

Açıklamaya Cerettepe’den sürecinden sonra yapılan maden ruhsat ihaleleriyle devam eden Karahan, Artvin’in binlerce hektarlık ruhsat alanının, başta Cengiz olmak üzere, vahşi madencilikten dolar milyarderi olan diğer firmalara SSR Mining, Çalık Holding, TÜPRAG gibi şirketlere peşkeş çekilmeye devam edildiğine değinerek şu ifadeleri kullandı:
Son olarak 7 Şubat’ta çıkan ihale ile vatan topraklarımız ve ormanlarımızın yağmalanması için resmi izinlere bir yenisi daha eklendi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nce (MAPEG) 485 maden sahası için ihale etme kararı alındı. Son yıllardaki yeni ruhsatları haritaya döktüğümüzde Murgul-Cerattepe-Hod-Ortaköy, Gümüşhane köyü (Salınbaş) bölgesini kapsayan bölgede madencilik faaliyetlerinin birbiriyle birleştirilmeye çalışılarak, Artvin’in ve yakın çevresinin tamamen bir maden bölgesine çevrilmesinin planlandığı açık bir şekilde görülmektedir. Bunun en açık göstergesi; Artvin’de maden firmalarının çok sayıda bina kiralaması ve çalışanlarına özellikle renkli renkli iş kıyafetlerini giydirerek dolaşmaya zorlayarak bir nevi psikolojik baskı ve değişim başlatmış olmalarıdır.
İşi o denli azıttılar ki Türkiye Madenciler Derneği Başkanı olan zat; “gerekirse Artvin’in taşınması” gerektiğini büyük bir pişkinlikle televizyonlarda söyleyebilmektedir. Ülkemizin her yeri altın ve elmas olsa ülkeyi de taşıyacak mısınız a gafiller! Siz altımızdaki madenleri beleşe alacaksınız diye Artvinli başka yerlere taşınacak öyle mi?
Artvinlilik kaç ons altın eder ey şirketler? Ya atalarımızın mezarları? Köylerimizin, mezralarımızın ve yaylalarımızın güzel havası, dağlardan gelen billur sular.. Ya da bal akan dutlar, üzümler, incirler, hurmalar ile dünyanın en lezzetli zeytinleri. Siz anlar mısınız Artvin nedir, nasıldır? Artvinli deyince tüm ulus neden sevgi çiçeği oluverir hemen? Bunları neyle tartabilir, neyle ölçebilirsiniz? Siz her bir taşın, her bir altının, gümüşün, çinkonun bakırın fiyatını iyi bilirsiniz de Artvin’in Artvinlinin değerini hiç bilir misiniz? Sizin miktarını iyi bildiğiniz altınlarımızı yok pahasına alıp giderken bırakacağınız zehirli atıklarınız kaç milyar ton olacak bunu da bilir misiniz ey gafiller? Mesela zehirli atıkları sonsuza kadar depolamak için kaç tane Deriner barajı kadar büyük atık barajı yapacaksın! Bu barajların yıkılmama garantisini verebilecek misin? Dünyada patlamayan ya da en iyi ihtimalle sızdırmayan atık barajı olmadığını da söyleyebilecek misin halkımıza! Söyleyemezsin, çünkü yok! Daha iki yıl önce 9 kişiye mezar olan İliç’teki maden kazasını kim unutabilir? Ve ne acıdır ki orayı işleten firma şimdi hiç utanmadan Hod’u delik deşik etmekle meşgul…
Ne kadar suyumuzu toprağımızı zehirleyecek, tarım alanlarımızın ormanlarımızın ne kadarını kullanılmaz hale getireceğini hiç düşündün mü? Yoksa yurtdışındaki efendilerinize ne kadar para aktaracağınızı mı düşünürsün sadece?
Sevgili Artvinliler, yeni yasal düzenlemelerle doğamızı ve yaşamımızı korumak biraz daha zor hale geldi. Artık ÇED’ler iyice ÇED olmaktan, yasalar yasa olmaktan hızla çıkarılmakta. Acele kamulaştırma artık acile terfi etmiş durumda.
Cerattepe’de açık işletme altın madenciliği için sondajların tamamlandığı ve işletmeye geçmek için ÇED dosyasının raftan indirilmesi beklendiği bilinmektedir. Daha birkaç gün öncesinde Artvin için yaklaşık 24 bin hektarlık yeni maden ihalesi yapıldı.
ARTVİN’İN MADEN YAĞMASINA 23 BİN HEKTARLIK BİR KAZMA DAHA
ARTVİN’DEKİ SON MADEN İHALELERİNE MERCEK TUTTUK
Durum zorlaşıyor dostlar, biz işte tam da bu yüzden safları sıklaştırmalı, hukuku ve sahayı daha çok kullanmalıyız. Madencilik ülkeyi kalkındıran bir faaliyet değildir. Tersine doğayı şimdi ve yüzyıllar boyu mahveden bir kapitalizm oyunudur. Biz bu oyunun figüranları olmayı asla kabul etmiyor ve bu kutsal memleket mücadelesini daha da arttıracağımızı sizlere ilan ediyoruz.
Cerattepe’de 1990’larda Cominco Madencilik, 2000’li yılların ilk yarısında Kanadalı INMET Mining maden çalışmaları yapmak istemiş ancak bölgede süren mücadele doğanın katliamını engelledi. Danıştay’ın 2008 yılında Kanadalı şirketin ruhsatı iptal etti ve bölge maden faaliyetlerine kapatıldı. AKP’nin 2010 yılında çıkardığı maden yasasıyla bölge yeninden madencilik faaliyetine açıldı. 2012 yılında Artvinli Özaltın Madencilik, adrese teslim ihale ile verilen ruhsatını Cengiz Holding’e ait Eti Bakır’a devretti.
CERATTEPE’DE MADENE KARŞI DİRENİŞİN TARİHİ
2014’te ağaç kesimi ve ön çalışmalara başlamak isteyen Cengiz Holding’i Artvinliler; bilgilendirme ve ÇED toplantılarını yaptırmayarak, ‘ÇED olumlu’ kararına karşı iptal davaları açarak ve 21 Haziran 2015’ten itibaren maden çalışmalarının yapılacağı alanda nöbet tutarak engelledi.
Artvin halkının direnişi 244 gün boyunca kıramayan devlet, 15 Şubat’ta çevre illerden takviye kolluk getirerek 16 Şubat sabahı polis eşiliğinde şirketi Cerattepe’ye çıkarmaya çalıştı.
Artvin halkı Cerattepe’ye çıkan yolu Atmaca mevkiinde araçlarıyla kapattı. Şirket ve polis, halkın yayla yolunu araçlarıyla kapatması nedeniyle yukarı çıkılamadı. Günlerce süren polis saldırısı sonucu yaralanlar ve gözaltına alınan oldu.
Cengiz İnşaat’ın çalışmalara başlaması için Orman Bölge Müdürlüğü’nün yapması gereken yer tesliminde çalışacak mühendis bulanamadı.
Artvin halkı direnişin altıncı gününde dayanışmaya gelenlerle birlikte maden sahasında usülsüz olarak çalışmaya başlayan Cengiz İnşaat’ı durdurmaya Cerattepe’ye doğru yürüdü. Yürüyüşün en önünde duran kadınlar polis barikatına yüklendi. Yüzlerce kişiye polis gazla saldırdı. Halk daha sonra valilik önüne geçerek valiyi istifaya çağırdı.
Sendika.Org/Artvin