“Biz hiçbir zaman bu okuldaki İtalyan meslektaşlarımızla aynı ücreti almadık. Onların kıdem ücretleri, yurtdışı görevlendirme tazminatları gibi çeşitli ödenekleri de var. Bunlar normal zaten. Ama emsal olabilecek diğer yabancı okullardaki Türk meslektaşlarımızla denk ücretler almak istiyoruz. Bu gördüğümüz ayrımcılığın ortadan kaldırılmasını istiyoruz”

İstanbul’un köklü eğitim kurumlarından Özel İtalyan Lisesi’nde Tez-Koop-İş ile işveren arasında yürütülen toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmeleri, işverenin uzlaşmaz tutumu nedeniyle grev aşamasına geldi. Okulda çalışan Türk öğretmenler yabancı öğretmenlerden altı kat daha düşük ücret alıyor. Eşitsizlik ücretlerle de sınırlı değil. Öğretmenler özlük hakları, ders programları, nöbet çizelgesi, yönetimle olan ilişkiler gibi konularda da ayrımcılığa maruz kalıyor. Bu eşitsizliğin ortadan kaldırılması için girişimler olsa da yönetim adım atmadı ve 2 Şubat’ta ikinci dönemin başlamasıyla grev başladı.
Grevin 11. gününde işyeri temsilcilerinden, okulun tarih öğretmeni İlhan Gülek, yaşadıklarını, taleplerini ve mücadelelerini Sendika.Org’a anlattı.
Sizi tanıyarak başlayalım.
Ben İlhan Gülek. 35 yıllık tarih öğretmeniyim. Yedi yıldır da Özel İtalyan Lisesi’nde çalışıyorum.
Ne gibi sorunlar yaşıyorsunuz, nasıl başladı bu grev?
Maruz kaldığımız eşitsizlikten doğdu. Son dört yıldır okuldaki İtalyan meslektaşlarımızla aramızdaki eşitsizlik giderek derinleşiyor. Eskiden hiç görmediğimiz muameleleri görmeye başladık. Özellikle pandemi sonrasında gelen yönetim bu konuda sorumlu. Bütün ders programı İtalyan öğretmenlere göre düzenleniyor. İtalyan öğretmenler sabah, öğrencilerin de dinç olacağı saatlerde derse giriyor, son saatler Türk öğretmenlere bırakılıyor. İtalyan öğretmenler tam ücret alabilsin diye dersleri 50 dakika yapılıyor; çünkü onların sisteminde dersler 50 dakika. Ama burada dersler 40 dakika ve dolayısıyla teneffüsler 5 dakikaya düşüyor. İtalyan öğretmenlerin boş saatleri önemseniyor, blok ders veriliyor. Türk öğretmenlere parçalı dersler yazılıyor. İtalyan öğretmenlerin cuma günleri öğleden sonraları boş bırakılıyor ki erkenden çıkabilsinler. Türk öğretmenler için böyle bir şey gözetilmiyor. Bütün nöbetler Türk öğretmenlere yazılıyor.
Bu sorunların yanı sıra zam da alamıyoruz. Maaşlarımız euro bazında olunca “zaten kur farkından maaşlarınız artıyor” denerek yüzde sıfır zam dayatılıyor. Son üç yılda toplamda yüzde 30 zam alabildik ama öğrencilerin kayıt ücretlerine yüzde 550 zam yapıldı. Bu zam alamama hali de şunu getirdi. Eskiden kamudaki meslektaşlarımızın yaklaşık iki katı kadar maaş alırdık. Ama şimdi maaşlarımız ortalama 60 bin lira civarında. Yani kıdem olarak düşününce kamudaki meslektaşlarımızdan da düşük alıyoruz. Bunun yanı sıra emsal olabilecek yabancı okullarda çalışan Türk meslektaşlarımızla aramızdaki makas da açıldı. Önceden denk maaş alırdık, şimdi onların üçte biri oranında alıyoruz.
Bu sorunları dile getirdiğimizde yeni yönetim bizi dikkate de almamaya başladı. Böyle olunca geçen sene nisan ayında örgütlenmeye başladık. Ağustosta toplu iş sözleşmesi için başvurduk. Tabii engellerle de karşılaştık. Ama örgütlenmemizin önüne geçemediler.
Ne talep ediyorsunuz peki?
Biz hiçbir zaman bu okuldaki İtalyan meslektaşlarımızla aynı ücreti almadık. Onların kıdem ücretleri, yurtdışı görevlendirme tazminatları gibi çeşitli ödenekleri de var. Bunlar normal zaten. Ama emsal olabilecek diğer yabancı okullardaki Türk meslektaşlarımızla denk ücretler almak istiyoruz. Bu gördüğümüz ayrımcılığın ortadan kaldırılmasını istiyoruz.

İlhan Gülek
Kaç öğretmen bu durumdan etkileniyor?
30’a yakın İtalyan öğretmen var. Türk öğretmenlerin sayısı da 20.
Şu an dersler boş mu geçiyor?
Bizim derslerimiz boş geçiyor. Zaten yasa gereği greve çıkan işçinin işini başkasına da yaptıramazlar. Ama sadece dersler değil. Örneğin bütün nöbetler Türk öğretmenlere yazılmıştı. Şu an koridorlar ve bahçede nöbetçi öğretmen de yok.
Eğer taleplerimiz karşılanmazsa önümüzdeki hafta sınavlar olacak. Sınavlar yapılmamış olacak. Yönetimin bu tavrını anlamak gerçekten çok zor.
Yönetimle bir temas oldu mu?
Şu ana kadar henüz bir teklifle gelmedi.
Velilerin tepkisi nasıl?
Veliler bizi anlıyor. Destek de veriyorlar ama yönetim tarafından destek verdiklerinde tehdit ediliyorlar. Vize alamayacakları söyleniyor. Ama tabii şöyle bir durum ortaya çıkıyor. Şu an eğitim büyük oranda durdu ama okul için yıllık 550 bin liraya yakın para ödeniyor, bunda bir kesinti olmadı. Dolayısıyla yönetime yönelik bir tepki var.
Greviniz nasıl bir yankı uyandırdı?
Çok olumlu. Her kesimden destek gördük. Çok sayıda medya kurumunda grevimiz yer aldı. Üstelik ortaya çıkış gerekçesi itibariyle de uzun zamandır görülmemiş bir grev. Kazanacağımızı düşünüyorum.
Üstelik bizim kazanmamız sadece bizim işimize yaramayacak. Bugün pek çok okulda asgari ücretle çalışmaya zorlanan öğretmenler var. Onların mücadelesi için de bir umut olacak bu grev.
Söyleşi: Tankut Serttaş