Temmuzdaki NATO Zirvesi’ne karşı başlatılan “İşgale son, NATO defol!” kampanyası kapsamında beş ilde Türkiye’nin NATO’ya katılışının 74. yılı vesilesiyle eylemler yapıldı

Temmuzdaki NATO Zirvesi’ne karşı başlatılan “İşgale son, NATO defol!” kampanyası kapsamında beş ilde Türkiye’nin NATO’ya katılışının 74. yılı vesilesiyle eylemler yapıldı. İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin ve Trabzon’da yapılan eylemlerde NATO’nun sadece askeri bir ittifak olmadığı, aynı zamanda ABD emperyalizminin programının tüm dünyaya yayılmasını sağlayan bir savaş örgütü olduğu vurgulandı.
İstanbul’da Kadıköy’de bulunan Süreyya Operası önünde yapılan açıklamanın ardından ABD bayrağı yakıldı.
Ankara’da ise Konur Sokak’tan Yüksel Caddesi’ne yapılan yürüyüşün ardından basın açıklaması yapıldı.
Türkiye’nin katılışının 74. yılını sokakta karşıladılar: İşgale son, NATO defol!
Kadıköy Süreyya Operası önünde yapılan eylemde ABD bayrağı yakıldıhttps://t.co/Kh20EKhdZI pic.twitter.com/HfbxeD7oVl
— sendika.org (@sendika_org) February 18, 2026
📍Ankara
Türkiye’nin NATO’ya katılışının 74. yılında “İşgale son, NATO defol” kampanyası kapsamında Konur Sokak’tan Yüksel Caddesi’ne yüründü
“NATO dünyayı kana bulama projesi, kontrgerilla örgütlenmesi, Türkiye halklarının sırtında bir kamburdur”https://t.co/Kh20EKhdZI pic.twitter.com/tHkiWq1Oqu
— sendika.org (@sendika_org) February 18, 2026
Açıklamalarda NATO anlaşmasının gizli maddeleri çerçevesinde kurulan Özel Harp Dairesi’nin uzun yıllar boyunca Türkiye’de işçi sınıfına, halka ve devrimci harekete karşı kanlı bir savaş yürüttüğünün altı çizildi. NATO’ya katılış sürecinin Türkiye’deki kontrgerilla örgütlenmesinde bir dönüm noktası olduğu ifade edildi.
NATO’nun dayatmasıyla silahlanma bütçelerinin arttırıldığı, bu bütçe artışının da halkın temel ihtiyaçlarına yönelik yapılan kesintilerle sağlandığının altı çizilirken “2026 yılı için savunma ve güvenlik birimlerine ayrılan toplam ödenek 2 trilyon 155 milyar TL! Bu NATO’nun istekleri ve ihtiyaçları doğrultusunda belirlenmiş bir miktar. Peki, 2026 yılı NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi için Türkiye’nin 2 milyar lira ödenek ayırdığını biliyor musunuz?” denildi. Devamında ise şunlar söylendi:
Kendi topraklarımız üzerindeki ABD üsleri, savaşlara hizmet ediyor ancak bu topraklar bir bir ranta açılıyor, Amerikalı, Kanadalı şirketler siyanür havuzları, altın madenleri kazıp koca bir memleketi kanser bataklığına sürüklüyor. Bu mudur savunma? Ayrılan bu bütçe bir vatanı, topraklarını, halkını savunmuyorsa neyi savunuyor? Cevap belli: Zenginliklerine zenginlik katmak için tüm dünyayı karşısına alan bir avuç egemeni, kâr hırsıyla büyüyen emperyalist sistemi!
Görüldüğü üzere ortada bir savunma varsa, onun halktan yana, toplumsal haklardan yana olmadığı kesin!

Açıklamalarda 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi’ne de değinildi. Türkiye’de emperyalist hesapların görüleceği bir zirvenin yapılmasının istenmediğine dikkat çekilerek şunlar söylendi:
Ne emperyalist sistemin hâkimiyeti altına girmek istemeyen halkların tehdit edilmesine ne de kendi memleketimizde katillerin, istismarcıların bulunmasına razıyız. Bu memleket emperyalistlerin kanlı emellerini gerçekleştirecekleri, tüm kaynaklarını da bunun için harcayabileceği bir memleket değil. Bu memleket emperyalistlerin ve yerli işbirlikçilerinin değil!
Biz, İşgale Son NATO Defol kampanyası olarak memleketin her yerinde topraklarımıza, geleceğimize sahip çıkmak için mücadele edeceğiz. Bu memleketin kimin olduğunu herkese göstereceğiz!


Sendika.Org